Kanserden Korkma! Geç Kalmaktan Kork!
Kanser'de Tamamlayıcı Tedavi
Anasayfa Kanser Dosyaları Forum Teşekkür Yazıları Ziyaretçi Defteri İletişim
Üyelik Girişi
 
 KANSER HASTALARI İÇİN YEMEK TARİFLERİ
 KANSER İLE İLGİLİ HABERLER
 KANSER'İN SINIFLANDIRILMASI
 KANSER TANISI NASIL KONULUR?
 KANSER VE TÜRLERİ
 TIBBİ KANSER TEDAVİNİN SONUÇLARI
 TIBBİ KANSER TEDAVİSİ
 TAMAMLAYICI ve ALTERNATİF TEDAVİ
 KANSERİ BESLEYEN YİYECEKLER
 KANSERİ YOK EDEN YİYECEKLER
 Hypericum T090
 Ozon Tedavisi
 DMSO
Anasayfa

  

Merhaba,
Bu siteyi hazırlamaktaki amacım, yüzbinlerce insanımızın derdi olan kanserden korkmamanız içindir.

 Kanserden Korkmayanlar Saglık Egitim ve Araştırma Dernegi Kurucusu

                       İLHAN DEMİR

Kanserle yaklaşık 6 yıl önce tanıştık.
Eşim Hacer Demir, göğsünde bir sertlik  olduğunu söyledi. Hemen doktora gittik.Pataloji sonucu; kanser olduğunu öğrendik.

Hemen ameliyatla göğsü alındı. Bir ay kadar sonra kemoterapiye başladık. 6 kür boyunca eşim öldü öldü dirildi. Mide bulantısı ve kusma ile geçti bu 6 kür. Yatak döşek yattı. Hiç alışık olmadığımız bir şeydi. Çoluk çocuk perişan olduk eşimin bu haline. Ama eşim daha çok perişan oldu. Çünkü bütün sıkıntıyı çeken kendisiydi.

Radyoterapiye gerek görmediler. Kemoterapi bitince ayda bir kontrollere başladık. Her şey gayet iyi gidiyordu, ta ki, eşim bir sabah sırtında ağrılarla uyanana kadar.

Önce soğuk algınlığı zannettik. Fakat MR çekilince eşimin kemiklerine
yayıldığını öğrendik. Boynu, sırt kürek kemiği, belinde iki kemik, kalça kemiği ve ayak dirsek kemiğinde tutulum yani kanser vardı. Önce radyoterapi uygulandı. 6 kemiğe birden radyoterapi verilemezdi. Bu yüzden en fazla tutulum olan iki kemiğe radyoterapi  verildi. Radyoterapi bitince bir hafta aradan sonra kemoterapiler başladı. 4. kürde eşimin karnında bir tümör oluştu. Doktorumuz kemoterapiye devam etti. 6. kür bittiğinde eşimin karnındaki tümör 25 cm olmuştu.

Hemen radyoterapiye sevk edildik. Burada uygulanan radyoterapiden sonra eşim dinlenmeye çekildi. Bu arada çekilen MR sonucuna göre
kemoterapi hiçbir fayda vermemişti. Aksine tutulum (kanser) kemik
iliğine sıçramıştı.

Bu noktada artık radyoterapi ve kemoterapiye güvenimiz kalmadı. Doktorumuz da çaresizlik içerisinde ilaçların ve tedavilerin fayda etmediğini söyledi.

Artık alternatif tıp tedavisine yönelmenin zamanı gelmişti. Yapacak başka bişi kalmamıştı. Klasik tedavi fayda vermiyordu.

İşte tam bu sırada, değerli dostum Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi
KBB Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdoğan İnal, kantaron otundan
bahsetti. Dediğine göre, kayınpederi mesane kanseri imiş ve 7 kere
ameliyat geçirmiş. Mesanesin alınmasına karar verildiği bir sırada
kantaron otunun kansere iyi geldiğini öğrenmiş ve zaten kaybedecek
bir şey yok deyip kayınpederine uygulamış. 3,5 ay sonra alınan neticelerde, kanserden eser kalmadığını görmüş. Benimde eşime kantaron tedavisi uygulamamı önerdi.

Zaten bizimde yapacak bir şeyimiz kalmamıştı. Hemen kantaron suyu
tedavisine başladık. Ozon tedavisi ile birlikte kantaron tedavisini de yürüttük. Yaklaşık 2 ay sonra yapılan patalojik inceleme de eşimin karnındaki kitlede kanser tümörünün kalmadığı şeklinde bir rapor
aldık.

Kemiklerdeki durumu henüz MR çekilmediği için bilmiyoruz. Ancak eşim,
alternatif tedavi ve Prof. Dr. Erdoğan İnal hocanın tavsiyeleri  sonucu şimdi gayet iyi.

Böyle bir tedaviyi herkesle paylaşmak istedim. Kanserden korkmayın.
Tedavisi var. Yeter ki doğru tedaviyi uygulayın.

İLHAN DEMİR / ANKARA
Necatibey Cad.  No:44/14  Kızılay/Ankara
Tel: 0312 4315680
 -     Cep: 0533 7179766

Kemiklerdeki durumu bu yazıyı yazdığımda bilmiyorduk. Kemik cintigrafilerinde kemiklerdeki tümörlerin bir kısmının silikleştiği, koyu siyah görünen yerlerin açık griye döndüğü görüldü. Durum süperdi. Kemiklerde de güzel bir iyileşme görülüyordu.

Yaklaşık 3 yıl boyunca her şey mükemmel gitti. Ta ki eşim tamamlayıcı tedaviyi bırakana kadar. Oysa kanser tedavisi ölünceye kadar devam etmeliydi. Vücutta kanser tümörleri tamamen yok edilse de koruyucu olarak tamamlayıcı tedaviye devam etmek, bağışıklığı güçlü tutmak, kanser tümörünün yeniden oluşuman izin vermemek gerekiyordu.

Eşim tamamlayıcı tedaviyi (kantaron otu ve yeşil kantaron yağını) bıraktıktan sonra iki ay içinde kötüleşti. Yaklaşık 6 ay sonra da vefat etti. yani tamamlayıcı tedavi sayesinde 5 yıla yakın yaşamış oldu.

NOT: Kanser tedavisi sonucu vücudunuzda herhangi bir tümör görünmemesi sizi kandırmasın. Kesinlikle her kanser hastası ömür boyu her an kanser tümörü yenileyecek diye yemesine, içmesine, bağışıklık sistemine ve tamamlayıcı tedavisine uygun hareket etmelidir.

ANNEMİN KANSERDEN KURTULUŞ HİKAYESİ:

Merhaba,
Bu siteyi hazırlamaktaki amacım, yüzbinlerce insanımızın derdi olan kanserden korkmamanız içindir.


Bundan 2,5 yıl kadar önceydi.

Annem göğsünde eline gelen bir kitleyi fark etmişti. Önce Ankara Numune Hastanesi’ne yatırdık annemi. Doktorumuz kanser olduğunu söylemişti. Fakat tetkikler ve pataloji gerekiyordu. Ankara Numune hastanesine yatırdık. Yaşlı olduğu için her gün gidip gelmesi kolay olmayacaktı.
Yapılan tetkik ve patoloji sonuçları doktorumuzu haklı çıkarmıştı. Annem kanserdi. Üstelik koltuk altı lenflerine de sıçradığını düşünüyordu doktorumuz.

Kesinlikle ameliyat öneriliyordu. Fakat bir problem vardı. Annem 1.58 boyunda, 110 kiloydu. Üstelik 71 yaşında ve 3 kalp damarı önemli ölçüde tıkalıydı. Bu durumda ameliyat olması çok riskliydi. Ameliyat masasında kalabilirdi. Daha da kötüsü bütün vücudu iltihap doluydu. Açıkcası doktorumuz fazla ümid vermiyordu.

Gittiği yere kadar gider demişlerdi.

Annemin moral sıfıra inmişti. Bu yaştan sonra acılar içinde kıvranarak ölmek istemiyordu. Yatağa düşerse 70 yaşından sonra ona kim bakacaktı?

Benim moralim yerindeydi. Kanser tedavisinde tıp her ne kadar başarısızsa da, tamamlayıcı tedavi ile birlikte gerçekten süper sonuçlar elde etmek mümkündü.

Annemin kanserli göğsü alınmalıydı. Daha önce dediğim gibi, annemin 3 tane kalp damarı önemli ölçüde tıkalıydı. Üstelik 1.58 boyunda ve 110 kiloydu. Daha da kötüsü şeker hastasıydı ve ünsilin kullanıyordu. Kötü kolestrolü de aşırı derecede yüksekti.

Bu kadar olumsuzluğa rağmen elimizde kantaron otu gibi, Allah’ın mucizesi olan bir bitki vardı ve 85 çeşiti olan bu bitkinin kanseri tedavi eden cinsi de elimizdeydi. Çünkü kantaron bitkisi, hem kalp damarlarını açıyor, hem şeker hastasını tamamen iyi ederek insülinden çıkartıyor, hem kötü kolestrolü kısa zamanda tamamen yok ediyordu. En güzel tarafı da kanser tümörlerini yok ediyordu.

Bismillah deyip kantaron suyunu kaynattık. Annem düzenli bir şekilde kantaron suyunu, kantaron yağını ve diğer tamamlayıcı tedavi ürünlerini kullanmaya başladı. 3 ay sonra kalp damarlarında önemli ölçüde açılmış, şeker hastalığından tamamen kurtularak ünsilini de terk etmiş, kötü kolestrolden de kurtulmuştu.

Özel olarak ürettiğim kantaron yağını da Rahim bölgesinde kullanarak bütün önemli tehlikeleri atlatmıştı.

70 yaşından sonra artık göğüs annem için önemli değildi. Göğsünün ve koltuk altı lenflerinin ameliyatla alınmasına hiçbir itirazı olmadı. Ameliyat son derece başarılı geçmiş, aşırı kilosuna rağmen anesteziden hemen kurtulmuş ve kısa sürede odasına alınmıştı. Kantaron bitkisinin mucizeleriydi bunlar. Ameliyattan 2 ay sonra normal hayatına dönmüştü. Doktorunun kemoterapi önerisine şiddetle karşı çıkmıştı. Annem 70 yaşından sonra bir şeyi çok iyi öğrenmişti: Kanser vücuda yayıldıysa kemoterapi kesinlikle işe yaramazdı. Özellikle invaziv yani çevre dokulara yayılmış duktal karsinom (süt kanalı) kanserlerinde kemoterapi hastalığı hızla yaymaktan başka bir işe yaramıyordu. Ameliyat başarılı geçmişti ama, göğsündeki deriye kadar tümör yayıldığı için hala kanser tümörü taşıdığı kesindi.

Ancak 25 gün olarak planlanan radyoterapi hayır demedi. Böyle bir aşamada Radyoterapi kanser tümörlerini yakarak kısa sürede hastanın tamamen kurtulmasına yardım edebiliyordu.

Hacette Üniversitesi Hastanesinde aldığı Radyoterapi sırasında da kantaron otu, yağı ve diğer tamamlayıcı tedavi ürünlerini dikkatlice kullanmaya devam ediyordu.

Annemin sağlığı mükemmeldi. Ters giden hiçbir şey yoktu.

Annem kantaronun mucize gücünü gözleriyle görmüş, tamamlayıcı tedavi ürünleri ile birlikte kullanmaya ve kanseri tetikleyen yiyeceklerden uzak durarak yaşamını mükemmel bir şekilde sürdürmeye alışmıştı.

Annemin en son MR ve tahlillerini ise bundan 2 hafta kadar önce yaptırdık. Kansere yakalandığının üzerinden 2 sene geçtikten sonra sonuçlar mükemmeldi. Annemde en ufak bir kanser tömürü yoktu ve her şey mükemmeldi.

Rabbim cümle kanser hastalarına şifa versin.


Böyle bir tedaviyi herkesle paylaşmak istedim. Kanserden korkmayın. Tedavisi var. Yeter ki doğru tedaviyi uygulayın.

İLHAN DEMİR / ANKARA

 

Hava Durumu
Anlık
Yarın
9° 24° 10°
Saat
 
 
 
Yer sağlayıcı: Yurdum Yazılım